İçeriğe geç
Ayvalık · BalıkesirEnglish(0266) 312 43 47mertbayur@balikesir.av.tr
← Tüm makalelerHafta Kapanışı

Hafta Kapanışı: Nafaka kararının gerekçesi, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı, dijital konaklama platformları ve yetim aylığı

9 Ekim 2026, Cuma · Av. Mert Bayur · 7 dk okuma

Aile HukukuAnayasa HukukuSosyal GüvenlikTurizmMevzuat

Ekim ayının ilk tam haftası, yeni yasama yılının başlamasıyla birlikte yoğun bir hukuki gündemle geçmiştir. Bu yazıda, 5-9 Ekim 2026 haftasında öne çıkan yargı kararlarını ve mevzuat çalışmalarını, kamuya açık kaynaklara dayanarak özetlemekteyiz.

1. Süresiz yoksulluk nafakası: Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı yayımlandı

Anayasa Mahkemesi, Antalya 12. Aile Mahkemesinin itiraz yoluyla yaptığı başvuru üzerine, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "süresiz olarak" ibaresini 4 Haziran 2026 tarihli ve E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla iptal etmiştir. Kararın gerekçesi 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Karar oy çokluğuyla verilmiş, üç üye karşı oy kullanmıştır. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra, yani 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar mevcut hüküm uygulanmaya devam edecek; kanun koyucunun bu süre içinde yeni bir düzenleme yapması beklenmektedir.

Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca iptal kararları geriye yürümez. Bu nedenle kesinleşmiş nafaka kararlarının yeni düzenlemeden nasıl etkileneceği, yapılacak yasal düzenlemenin içeriğine ve geçiş hükümlerine bağlı olacaktır. Karar, kadın örgütleri başta olmak üzere kamuoyunda farklı değerlendirmelere konu olmaya devam etmektedir.

2. Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı yeniden gündemde

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Gezi Parkı davası hükümlüsü Tayfun Kahraman'ın ikinci bireysel başvurusuna ilişkin 2 Nisan 2026 tarihli kararının gerekçesini bu hafta açıklamıştır. Mahkeme, daha önce verdiği ihlal kararına rağmen ilk derece mahkemesince yeniden yargılama yapılmamasının, Anayasa'nın 148. maddesindeki bireysel başvuru hakkı ile 36. maddesindeki adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir.

Gerekçede, Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını bağladığı; kamu makamlarının bu kararlara direnme veya bağlayıcılığını tartışma yetkisinin bulunmadığı vurgulanmıştır. Başvurucuya 100.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

Kararda dört üye adil yargılanma hakkı yönünden karşı oy kullanmış, dört üye ise ihlal kararından sonra tutulmanın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını da ihlal ettiği yönünde ek gerekçe yazmıştır. Karar, bireysel başvuru sonucunda verilen ihlal kararlarının ilk derece mahkemelerince nasıl uygulanacağı bakımından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır.

3. 13. Yargı Paketi: Kamuoyuna yansıyan başlıklar

Hazırlık çalışmaları süren 13. Yargı Paketi'ne ilişkin resmî bir metin henüz kamuoyuyla paylaşılmamıştır. Basına yansıyan bilgilere göre paketin; yoksulluk nafakasının süresi, boşanma davalarının hızlandırılması, velayet ve mal rejiminin tasfiyesi gibi aile hukukuna ilişkin başlıklar içermesi beklenmektedir. Paketin Meclis'e sunulacağı kesin tarih hafta sonu itibarıyla açıklanmamıştır.

Anayasa Mahkemesinin nafaka kararının 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek olması, nafakaya ilişkin yasal düzenlemenin bu tarihten önce yapılmasını gerekli kılmaktadır. Paketin kesin içeriği ve yürürlük takvimi, teklif metni TBMM'ye sunulduğunda netlik kazanacaktır.

4. Yabancı dijital konaklama platformlarına izin ve komisyon sınırı

Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda kabul edilmiştir. Teklifin Genel Kurulda kabul edilerek yasalaşması hâlinde düzenlemelerin 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmektedir.

Teklif, Ayvalık gibi turizm bölgelerindeki konaklama tesisleri ve turizm amaçlı kiralama izni bulunan konut sahipleri bakımından da önem taşımaktadır. Kamuoyuna yansıyan başlıca hükümler şunlardır:

  • Platformların Kültür ve Turizm Bakanlığından iki yıl süreli izin belgesi alması zorunlu hâle gelecektir; izin belgesi bedeli 5 milyon TL olarak öngörülmüştür.
  • Türkiye'de temsilci atanması, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) adresinin bildirilmesi, dijital hizmet vergisi mükellefiyeti ve turizm payı ödenmesi gibi yükümlülükler getirilmektedir.
  • Yurt içinden yurt içine yapılan satışlarda platformların alacağı tutar, vergiler hariç bedelin yüzde 17'sini geçemeyecektir.
  • Hâlihazırda faaliyet gösteren platformların, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde izin başvurusu yapması gerekecek; başvurmayan veya başvurusu reddedilen platformlar hakkında erişim engeli hükümleri uygulanabilecektir.
  • İzin belgesi kapsamındaki faaliyetlerden doğan uyuşmazlıklarda Türk hukukunun uygulanması ve Türk mahkemelerinin yetkili olması öngörülmektedir.

5. Yargıtay: Boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı ileri sürülen hak sahibinin yetim aylığı

Basına 6 Ekim 2026 tarihinde yansıyan bir kararda Yargıtay, babasından dolayı yetim aylığı alan ve Sosyal Güvenlik Kurumunca boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilerek aylığı kesilen bir hak sahibinin açtığı davaya ilişkin hükmü oy birliğiyle bozmuştur. Kurum, aylığı kestikten sonra daha önce ödenen tutarları da borç olarak çıkarmıştır.

İlk derece mahkemesi davacıyı haklı bularak aylığın başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenmesine hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi de bu kararı hukuka uygun bulmuştur. Yargıtay ise iş mahkemesinin eksik inceleme ve araştırma yaptığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Kamuoyuna yansıyan gerekçede, kanunda boşanmanın hangi amaçla yapıldığına ilişkin bir şart bulunmadığı vurgulanmış; "boşanma tarihi itibarıyla tüm eşlerin her ne sebeple olursa olsun birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi durumunda aylığın kesilmesi zorunluluğu bulunmaktadır" denilmiştir. Karar, yetim aylığına ilişkin uyuşmazlıklarda belirleyici olanın boşanmanın amacı değil, eşlerin boşanmadan sonra fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığının mahkemece ayrıntılı olarak araştırılması olduğunu göstermektedir.

6. Haftanın Resmî Gazetesi ve önümüzdeki hafta

9 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişiklikleriyle, demiryolu emniyetine ilişkin idari para cezası 25.000 TL'den 411.506 TL'ye yükseltilmiş ve araç muayene istasyonları için ihlalin türüne göre 17.376 TL, 43.447 TL ve 100.000 TL tutarında idari para cezaları belirlenmiştir. Günlük değerlendirmelerimize Hukuk Masası sayfasından ulaşılabilir.

TBMM Genel Kurulunda kabul edilen grup önerisine göre, Ekim ayı boyunca belirlenen birleşimlerde denetim konuları yerine kanun tekliflerinin görüşülmesi kararlaştırılmıştır. Aynı öneriyle Türk Kızılay Kanunu Teklifi Genel Kurul gündeminin ilk sırasına alınmıştır. Önümüzdeki hafta Genel Kurulda bu teklifin görüşülmesine başlanması beklenmektedir.

Av. Mert BayurAvukat · Sağıroğlu Bayur Hukuk Bürosu

Bu makale genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut uyuşmazlıklar, kendi koşulları içinde ayrıca değerlendirilmelidir.

PaylaşWhatsAppLinkedInE-posta
WhatsApp