İçeriğe geç
Ayvalık · BalıkesirEnglish(0266) 312 43 47mertbayur@balikesir.av.tr
← Tüm makalelerİdare Hukuku

Disiplin ve ceza soruşturması gerekçesiyle pasaport iptali: Anayasa Mahkemesinin yeni ihlal kararı ve başvuru yolları

14 Ekim 2026, Çarşamba · Av. Mert Bayur · 6 dk okuma

Anayasa MahkemesiBireysel BaşvuruPasaportKamu Görevlileriİdari Yargı

Pasaportun iptal edilmesi ya da pasaport verilmemesi, kişinin yurt dışına çıkma hürriyetini doğrudan etkileyen ve çoğu zaman eğitim, iş ve aile hayatına ilişkin planları da sekteye uğratan bir idari işlemdir. Uygulamada özellikle hakkında disiplin veya ceza soruşturması bulunan kamu görevlilerinin pasaportlarının iptal edildiği görülmektedir. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 8 Ekim 2026 tarihli toplantısında karara bağlanan ve sonuçları 12 Ekim 2026'da duyurulan bireysel başvuru, bu uygulamanın anayasal sınırlarını yeniden gündeme getirmiştir.

Kararın konusu

Basına yansıyan bilgilere göre başvurucu bir kamu görevlisidir. İdare, başvurucu hakkında yürütülen disiplin ve ceza soruşturmalarını gerekçe göstererek pasaportunu iptal etmiş; başvurucu bu nedenle yurt dışındaki bir üniversitede doktora eğitimine başlayamamıştır.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, başvurucunun özel hayata saygı hakkına (Anayasa m.20) ve eğitim hakkına (Anayasa m.42) ilişkin şikâyetlerini kabul edilebilir bulmuş, esas incelemesinde her iki hakkın da ihlal edildiğine karar vermiştir. Kararın gerekçesi bu yazının hazırlandığı tarihte henüz yayımlanmamıştır. Bu nedenle ihlalin hangi gerekçelere dayandığı, gerekçeli karar Mahkemenin internet sitesinde yayımlandığında netlik kazanacaktır.

Anayasal çerçeve: Yurt dışına çıkma hürriyeti

Anayasa'nın 23 üncü maddesi herkesin yerleşme ve seyahat hürriyetine sahip olduğunu belirtmektedir. Maddenin 2010 yılında 5982 sayılı Kanunla değiştirilen fıkrasına göre vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.

Bu hüküm iki güvence içermektedir. Birincisi, sınırlamanın sebebi bir suç soruşturması veya kovuşturması olmalıdır. İkincisi, sınırlama kararını idare değil hâkim vermelidir. Disiplin soruşturması bir suç soruşturması değildir. Ceza soruşturması bulunan hâllerde de Anayasa, sınırlamanın hâkim kararına bağlı olmasını aramaktadır. Kamu görevlilerinin pasaportlarının yalnızca idari bir işlemle iptal edilmesi, bu güvenceler karşısında tartışmalı hâle gelmektedir.

Ayrıca Anayasa'nın 13 üncü maddesine göre temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir; bu sınırlamalar ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. Pasaport iptali, kişinin yalnızca seyahatini değil, somut olayda olduğu gibi yurt dışındaki eğitim imkânlarını, aile ilişkilerini veya mesleki faaliyetlerini de etkileyebilmektedir. Bu nedenle bir pasaport işleminin hukuka uygunluğu değerlendirilirken, işlemin hangi kanuni dayanağa yaslandığı ve kişinin diğer haklarına etkisinin ölçülü olup olmadığı birlikte ele alınmalıdır.

Pasaport Kanunu'ndaki güncel durum

5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun 22 nci maddesi, pasaport veya seyahat vesikası verilmesi yasak olan hâlleri düzenlemektedir. Maddenin yürürlükteki metnine göre yurt dışına çıkmaları mahkemelerce yasaklananlara pasaport verilmemektedir. Aynı şekilde terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurt dışındaki bazı kuruluşların kurucu, yöneticisi veya çalışanı olduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere de pasaport verilmemekte, verilmişse geri alınmaktadır.

Anayasa Mahkemesi bu alanda daha önce de iptal kararları vermiştir. 3/6/2021 tarihli ve E.2019/114, K.2021/36 sayılı kararla 2019 yılında Kanuna eklenen ek 7 nci madde iptal edilmiş; iptal 14/7/2022 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 24/9/2024 tarihli ve E.2024/112, K.2024/160 sayılı kararla da 22 nci maddenin birinci fıkrasındaki "memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere" ibaresi iptal edilmiştir.

Bu kararlar, yurt dışına çıkma hürriyetinin idari değerlendirmelere dayanılarak sınırlandırılmasına ilişkin kanuni dayanakların giderek daraldığını göstermektedir. Yeni bireysel başvuru kararı da bu çizgiyi, somut bir pasaport iptali işlemi üzerinden devam ettirmektedir.

Pasaport iptaline karşı başvurulabilecek yollar

Pasaport iptali bir idari işlemdir ve idari yargı denetimine tabidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7 nci maddesine göre, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Bu süre, işlemin yazılı bildiriminin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.

Dava açmadan önce idareye başvurmak da mümkündür. İYUK m.11 uyarınca ilgililer, dava açma süresi içinde işlemin kaldırılmasını veya geri alınmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan isteyebilir. Bu başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi, başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılarak yeniden işlemeye başlar.

Dava açılması, işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. İYUK m.27 uyarınca mahkeme, işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleştiğinde yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Yurt dışında başlayacak bir eğitim programı, iş teklifi veya tedavi gibi zamana bağlı durumlar, telafisi güç zarar şartının değerlendirilmesinde önem taşır. Bu nedenle bu tür belgelerin dava dilekçesine eklenmesi yararlı olacaktır.

Olağan kanun yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. 6216 sayılı Kanun'un 47 nci maddesine göre bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Mahkeme ihlal kararı verdiğinde, aynı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmeder. İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa dosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmayan hâllerde ise tazminata hükmedilebilir.

Uygulamada dikkat edilmesi gerekenler

Pasaportu iptal edilen veya pasaport başvurusu reddedilen kişilerin aşağıdaki hususlara dikkat etmesi önem taşımaktadır:

  • İptal veya ret işleminin yazılı bildirimi ve tebliğ tarihi saklanmalıdır. Dava açma süresi bu tarihe göre hesaplanır.
  • İşlemin dayanağı olarak hangi kanun hükmünün ve hangi soruşturmanın gösterildiği incelenmelidir. Dayanılan hükmün Anayasa Mahkemesince iptal edilip edilmediği kontrol edilmelidir.
  • Hakkında yalnızca disiplin soruşturması bulunan kişiler bakımından, Anayasa'nın 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrasındaki "suç soruşturması veya kovuşturması" ve "hâkim kararı" şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
  • Yurt dışında başlanacak eğitim, iş veya tedavi gibi somut ihtiyaçlar belgelendirilmeli; yürütmenin durdurulması talebinde bu belgelere dayanılmalıdır.
  • İdari yargı yolu tüketildikten sonra bireysel başvuru için öngörülen otuz günlük süre kaçırılmamalıdır.

Sonuç

Anayasa Mahkemesinin yeni kararı, soruşturma gerekçesiyle yapılan pasaport iptallerinin yalnızca seyahat hürriyetini değil, eğitim hakkı ve özel hayata saygı hakkı gibi başka temel hakları da etkileyebildiğini ortaya koymaktadır. Kararın gerekçesi yayımlandığında, idarenin bu tür işlemlerde hangi ölçütlere uyması gerektiği daha açık biçimde anlaşılacaktır. Benzer bir işlemle karşılaşan kişilerin idari yargı ve bireysel başvuru sürelerini gözetmesi ve somut zararlarını belgelendirmesi büyük önem taşımaktadır.

Av. Mert BayurAvukat · Sağıroğlu Bayur Hukuk Bürosu

Bu makale genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut uyuşmazlıklar, kendi koşulları içinde ayrıca değerlendirilmelidir.

PaylaşWhatsAppLinkedInE-posta
WhatsApp